[Listeler saatlik güncellenir.]
8.Sınıf (En Güncel Konular)
7.Sınıf (En Güncel Konular)
6.Sınıf (En Güncel Konular)
5.Sınıf (En Güncel Konular)
4.Sınıf (En Güncel Konular)
3.Sınıf (En Güncel Konular)
2.Sınıf (En güncel konular)
Güncel Yıllık Planlar
Güncel Paylaşım & Konu
 
Konuyu Değerlendir
  • 6 Oy - 3.67 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

çeviri: kısa hikayeler (short stories)
25-09-2006, 01:42 PM
Mesaj: #19
RE: hikaye çevirileri
Hi friends I want to share with you my first translation and the original text. I translated it when I was in the first class of the university.. (my department is Applied English-Turkish TranslationWink )

     Orjinal Yazı
     Bu yazi gerçek bir ask hikayesini anlatmaktadir ve yazilarin hepsi asik delikanlinin günlügünden alinmistir.

      LİSE 1.SINIF Ingilizce dersinde yanimda bir kiz oturuyordu onun için “benim en iyi arkadasim” diyordum. ama ben onun ipek gibi saçlarina bakip onun benim olmasini istiyordum. Ama o bana benim ona baktigim gözle bakmiyordu bunu biliyordum, dersten sonra kalkti ve geçen gün sinifta olmadigi için o günün notlarini istedi. Ona notlari verirken bana tesekkür etti ve yanagimdan öptü.

      Onu sadece arkadas olarak istemedigimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utaniyordum..

      LİSE 2.SINIF Telefonum çaldi, arayan oydu ve agliyordu. Bana askin nasil kalbini kirdigini anlatti, beni evine çagirdi, yalniz kalmak istemedigini söyledi, bende tabiki gittim, koltuga, onun yanina oturdum, güzel gözlerine bakmaya basladim ve onun benim olmasini diledim, 2 saat sonra Drew Barrymore'un bir filmi basladi ve onu izledik. Filmi izledikten sonra uyumaya karar verdi, bana her sey için tesekkür etti ve yanagimdan öptü.

      Onu sadece arkadas olarak istemedigimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utaniyordum.

      SON SINIF Mezuniyet balosundan bir gün önce yanima geldi ve "çiktigim çocuk hasta ve partiye gelemeyecek" dedi, benimde çiktigim biri yoktu ve 7. sinifta birbirimize söz vermistik eger çiktigimiz biri olmazsa partilere birlikte gidecektik, "en iyi arkadas" olarak. Ve partiye birlikte gittik, o aksam çok güzeldi, her sey yolunda gitti, partiden sonra onu evine  kapisinin önüne kadar biraktim, kapinin önünde ona baktim o da bana o güzel gözleriyle gülümseyerek bakti. Onun benim olmasini istiyordum.. Ama o bana benim ona baktigim gözle bakmiyordu bunu biliyordum, bana "hayatimin en güzel zamanini geçirdigini" söyledi ve yanagimdan öptü.
    
      Onu sadece arkadas olarak istemedigimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utaniyordum.

      Günler, haftalar, aylar geçti ve mezuniyet töreni geldi çattı.. Sürekli onu izledim onun mükemmel vücudunu seyrettim. Diplomasini almak için sahneye çikarken sanki bir melek gibiydi. Onun benim olmasini istiyordum..Ama o bana benim ona baktigim gözle bakmiyordu bunu biliyordum.

      Herkes vedalaşırken yanima geldi ve aglayarak bana sarildi. Sonra basini omzuma koydu ve "sen benim en iyi arkadasimsin, tesekkürler" deyip yanagimdan öptü.

      Onu sadece arkadas olarak istemedigimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utaniyordum..

      Aradan yillar geçti.. Bir kilisedeyim ve o kizin nikahini izliyorum..evet artik evleniyordu, onun "evet, kabul ediyorum" demesini, yeni hayatina girmesini izledim, baska bir adamla evli olarak. Onun benim olmasini istiyordum..Ama o bana benim ona baktigim gözle bakmiyordu bunu biliyordum. Yeni hayatina girmeden önce yanima geldi ve "nikahima geldin tesekkürler" deyip yanagimdan öptü.

      Onu sadece arkadas olarak istemedigimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utaniyordum..

      Yillar çok çabuk geçti.. Su an benim bir zamanlar en iyi arkadasim olan kizin tabutuna bakiyorum. esyalari toplanirken lise yillarinda yazdigi günlügü ortaya çikti.. Hemen günlügünü aldim ve günlükte okudugum satirlar söyleydi..

     "Onun gözlerine bakarak onun benim olmasini diledim..Ama o bana benim ona baktigim gözle bakmiyordu bunu biliyordum. Onu sadece ARKADAS OLARAK İSTEMEDİĞİMİ BİLMESİNİ İSTİYORDUM, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utaniyordum..Keske bana beni bir kez sevdigini söyleseydi.."

      Böyle kaybetmektense sevdiginizi söyleyerek kaybedin…

      Translation
      This text explains a real love story and the story was taken from the young lover’s diary.

     The first year of high school, a girl was sitting next to me in english classes and I was saying “she is my best friend” for her, but I used to look at her silk-like hair and would like have her. But I knew that she hadn’t same feelings about me, like I have about her. After the lesson she came up to me and wanted last lessons class notes for she was absent in the classroom that day. When I gave notes to her she thanked me and kissed me on my cheek.

     I wanted her to know that I didn’t want to see her only as a friend.I loved her too much but I couldn’t say it, I didn’t know its reason but I was very ashamed.

     The second year of high school, my phone rang, she was the one who called me and she was crying. She explained me how love had broken her heart, she invited me to her house, she told me that she didn’t want to be alone, I certainly went, to armchair, I sat to beside her, I started to look at her nice eyes and wished to have her, 2 hours later one of DREW barrymore’s movie was on tv and we watched it. After watching the movie she decided to sleep, she thanked me for all things and kissed me on my cheek.

     I wanted her to know that I didn’t to see her only as a friend, I was loving her too much but I couldn’t say it, I didn’t know it’s reason but I was very ashamed.

     The last year of high school, she came to me one day before the graduaiton party and “my boyfriend is ill and he won’t come to the party” she said, that time I hadn’t got a girlfriend and we had promised each other in the 7th class that if we didn’t have a darling we will go to the party together, being  “best friends”. Then we would to the parties together, that night was excellent, everything was good, after the party I took her to her house,in front of the door I looked at her and she looked at me too with her beautiful eyes. I would like to have her. But I knew that she hadn’t same feelings about me, like I have about her, “I had the most beautiful time in my life” she said me and kissed me on my cheek.

     I wanted her to know that I didn’t want to see her only as a friend, I was loved her too much but I couldn’t say it, I didn’t know its reason but I was very ashamed..

     Days, weeks, months passed  and graduation ceremony came round at last.. I looked at her perfect body during the ceremony. When she went to the stage to take her diploma she looked like an angel, I would like to have her.. But, I knew that she hadn’t same feelings about me, like I have about her.

     When everybody say good-bye to each other she came up to me and while crying she embraced me. Than she put her head to my shoulder and “you’re my best friend, thank you” and kissed me on my cheek.

     I wanted her to know that I didn’t want to see her only as a friend, I was loved her too much but I couldn’t say it, I didn’t know its reason but I was very ashamed.

     Years passed.. I’m in the church and I’m watching that girl’s wedding ceremony.. true, well then she was getting married. I watched her saying “yes, I accept”embracing, a the new life, being married another man. I would like to have her.. But, I knew that she hadn’t same feelings about me, like I have about her. Before having a the new life she came to me and “you have come my ceremony, thank you” said,kissed on my cheek.

     I wanted her to know that I didn’t want to see her only as a friend, I was loved her too much but I couldn’t say it, I didn’t know its reason but I was very ashamed.
    
     Years passed very quickly.. I’m now looking at the coffin of my best friend than. When her belongings were picked up, her memory that she had kept diary high school came out.Right now I took it and read..
    
     “I wished to have him looking at his eyes.. But, I knew that he hadn’t same feelings about me, like I have about him. I wanted him to know that I didn’t want to see him only as a friend, I loved him too much but I couldn’t say it, I didn’t know it’s reason but I was very ashamed.. Ah, if only hr told loved me..”

     Instead of losing in this way, lose confessing your love…


                                                  
Translated by Sevcanjinn
Bul
Alıntı  
25-09-2006, 07:56 PM
Mesaj: #20
RE: hikaye çevirileri
Orjinal yazı
Yavuz Sultan Selim'e aşk

Celâdet ve adaletin timsâli Yavuz Sultan Selim (rahmetullahi aleyh), Mısır Seferi'nden sonra fethettiği beldede adâlet ve otoriteyi tesis için, bir süre kalmak ister. Bunun için hazırlıklar yapılır ve padişahın otağ -ı hümâyunu kurulur. Sultanın çadırını temizlemekle vazifeli kadınlardan biri, akşamları çadıra dönen Yavuz'u o gün ilk defa yakından görür ve o andan sonra onun sevgisiyle yanmaya başlar. Zamanla bu sevgi, bir sevdâ olur Mısırlı kadının yüreğinde. O, düştüğü derdin çaresizliğini bilir; fakat bununla birlikte çâre aramaktan geri durmaz.
Bir cuma günü Koca Yavuz çadırdan çıktıktan sonra bir tanıdığına yazdırdığı kâğıdı, sultanın yastığının yanına iliştiriverir. Kâğıtta; "Derdi olan neylesin" yazmaktadır. Sultan, gece istirahatına çekildiğinde yastığının yanında bulduğu kâğıtta yazılı bu ümitsiz cümleye, bir karşılık yazıp yastığının altına bırakır. Kadıncağız sabah, "Acaba sultan cevap yazdı mı?" heyecanıyla -belki de biraz ümitle- yastığın altına bakar ve kâğıdının arkasına bir şeyler yazılmış olduğunu görür. Sırdaşına okuttuğu bu notta, "Derdi olan söylesin!" yazmaktadır. Kadıncağız en azından derdini anlatabileceği düşüncesiyle biraz da olsa sevinir, ümitlenir bu cümleyle. Fakat padişahın celâdeti onu korkutmaktadır. 'Şîrlerin pençe-i kahrında lerzân olduğu' Koca Yavuz'a böyle bir şey söylemek kolay mıdır?!.. Bu defa kadın, "Korkuyorsa neylesin?" yazılı bir kâğıt bırakır sultanın yastığının altına ve ertesi günü sabırsızlıkla bekler. Ertesi sabah yine yastığın altına heyecanla bakar; sultanın kaleminden çıkan, "Hiç korkmasın, söylesin!" yazısını görünce kadının ümidi biraz daha artmıştır. Hiç olmazsa kendini yakıp kavuran derdini söyleyecek, kabul görmese de, derdinden bir nebze olsun kurtulacaktır. Kadıncağız bütün cesaretini toplayıp akşam sultanın gelme vaktinde çadırın girişinde bekler. Birazdan Koca Yavuz, bütün haşmetiyle görünür; hâlinden, duruşundan kadının kendisine bir şeyler söylemek istediğini fark eder: "Söyle!" der kadına. Edeble el-pençe duran kadın titremeye başlar ve dizlerinin bağı çözülür. Padişah gür sesiyle ikinci defa "Söyle!" deyince, kadın, heyecanından sadece; "Efendim!" der ve gerisini getiremez; Koca Sultan'ın celâdetinden duyduğu heyecanla yere yığılır ve ruhunu oracıkta Rabb'e teslim eder. Herkesi bir telâş ve heyecan sarsa da, gözler Koca Yavuz'dadır. Meseleyi günlerdir hisseden Yavuz'un bu tablo karşısında yüreği yanar, gözleri dolar ve şöyle der: "Hakîkî âşık odur ki, sevdiği uğruna kalbi dursun!"
sızıntı/2006

Translation
Love to Yavuz Sultan Selim

After the military campaign of Egypt, the symbol of justice and bravery Yavuz Sultan Selim wants to stay for a time to set up justice and authority in the town where he has conquered. Preperations are done for that and Sultan's great tent is set. One of the women who charged with cleaning Sultan's tent, for the first time at a close range sees Yavuz who came back to tent in the evening and since then she starts to be inflamed with love for him. With in time, this love turns to be a passion in the Egyptian woman's heart. She knows incurability of trouble that she was fallen, however, she doesn't abstain from looking for solution. On a friday, after Great Yavuz goes out of the tent, she attaches a note which she got someone to write for her, to Sultan's pillow side. In the note; "What shall do the troubled?" writes. When the Sultan goes for rest at night, writes a reply and puts it under his pillow in return to note which he found beside his pillow. In the morning, the poor woman hotly -also may be with a little hope- looks under the pillow for "I wonder whether the Sultan wrote a reply?" and sees some writings which was written at the back of the paper. In this note which she got confidant to read "Shall reveal the troubled" writes. At least the poor woman feels happy with thinking of telling her sorrow, becomes hopeful with sentence but Sultan's bravery scares her. Is it easy to say such a thing to Great Yavuz. This time, woman leaves a paper writing "What if she is afraid?" under the Sultan's pillow and she is on tenterhooks to the next day. The next day, she again looks under the pillow hotly; when she saw writing "Shouldn't be afraid and tell!" which was written by Sultan, her hope raises more. At least, she will tell her trouble influencing her deeply, even the sorrow will not be accepted, she will get rid off her trouble a bit. In the evening, the poor woman waits for Sultan, getting up the whole very nervous. In a while Great Yavuz appears with all his glory and he notices that a woman wants to say something in a strange condition and pose. "Tell!" says to the woman. She starts to dither waiting upon and becomes suddenly weak in the knees. When the Sultan said "Tell!" second with his abundant voice, woman says only "Master" because of her excitement and she cannot say anything. Owing to excitement of Sultan's bravery, she falls down and gives her spirit to the God. Although flurry and excitement wrapped everyone, whole eyes focus on the Great Yavuz. Yavuz who has been feeling abou this for days feels deeply sorrowful in the heart and, tears falling from his eyes, says; "The real lover is such a person that dares to die for his beloved."

Translated by SevcanJINN
Bul
Alıntı  
28-09-2006, 02:40 PM
Mesaj: #21
RE: hikaye çevirileri
translated cold jokes

Son: Dad, what is an idiot?
Dad: An idiot is a person who tries to explain his ideas in such a strange and long way that another person who is listening to him can't understand him. Do you understand me?
Son: No.

çocuk: baba, idiyot ne demek?
baba:idiyot fikirlerini acaip bi şekilde ve uzun yoldan anlatarak karşı tarafın anlamamasını sağlayan kişidir.Anladın mı beni?
çocuk: hayır.

Two boys were arguing when the teacher entered the room.
The teacher says, "Why are you arguing?"
One boy answers, "We found a ten dollor bill and decided to give it to whoever tells the biggest lie."
"You should be ashamed of yourselves," said the teacher, "When I was your age I didn't even know what a lie was."
The boys gave the ten dollars to the teacher.

ikiçocuk tartışırlarken öğretmen içeri girdi.
öğretmen, "niye tartışıyosunuz?"
biri cevapladı , "on dolar bulduk ve onu her kim en büyük yalan söylerse ona vermeye karar verdik."
"Kendinizden utanmalısınız" dedi öğretmen, " ben sizin yaşınızdayken yalan ne demek onu bile bilmezdim."
çocuklar on doları öğretmenlerine vermişler.
Bul
Alıntı  
31-10-2007, 08:09 PM
Mesaj: #22
RE: çeviri: kısa hikayeler (short stories)
The Shrike* and the Chipmunks*

Once upon a time there were two chipmunks,a male and a female.The male chipmunk thought that arranging nuts in artistic patterns was more fun than just piling them up to see how many as you could pile up.The female was all for piling up as many as you could.She told her husband that if he gave up making designs with the nuts there would be room in their large cave for a great many more and he would soon become the wealthiest chipmunk in the woods.But he would not let her interfere with his desingns,so she flew into a rage and left him."The shrike will get you,' she said, ' because you are helpless and cannot look after yourself.' To be sure,the female chipmunk had not been gone three nigths before the male had to dress for a banquet* and could not find his studs* or shirt or suspenders.*So he couldn't go to the banquet,but that was just as well,because all the chipmunks who did go were attacked and killed by a weasel.*

The next day the shrike began hanging around outside the chipmunk's cave,waiting to catch him.The shrike couldn't get in because the doorway was clogged up*with soiled*laundry and dirty dishes.'He will come out for a walk after breakfast and I will get him then,' thought the shrike.But the chipmunk slept all day and did not get up and have breakfast until after dark.Then he came out for a breath of air before beginning work on a new design.The shrike swooped down to snatch up the dark,so he batted his head against an alder* branch and was killed.

A few days later the famale chipmunk returned and saw the awful mess the house was in.She went to the bed and shook her husband.'what would you do without me?she demanded. 'Just go on living,I guess,'he said.' You wouldn't last five days,'she told him.She swept the houses and did the dishes and sent out the laundry,and then she made the chipmunk get up and wash and dress.'You can't be healthy if you lie in bed all day and never get any exercise,'she told him.So she took him for a walk in the Bright sunlight and they were both caught and killed by the shrike's brother,a shrike named Stoop.

Moral: Early to rise and early to bed makes a male healthy and wealthy and dead.*
Bul
Alıntı  
04-11-2007, 02:08 PM
Mesaj: #23
RE: çeviri: kısa hikayeler (short stories)
Ya niye çevirmiyorsunuz ya.2 hfta oldu nerdeyse,allhtn hoca hersefernde bidahaki ders diyo...
yarına lazım yaa lütfen.....
Bul
Alıntı  
24-12-2007, 08:36 PM
Mesaj: #24
RE: çeviri: kısa hikayeler (short stories)
A lot of thanks...
To my a lot of work was the wound.....
THNX
Bul
Alıntı  


Facebook sayfamızı beğendiniz mi? https://www.facebook.com/ingilizceforum
8. Sınıf İngilizce Öğretmenleri Facebook Grubuna katıldınız mı?




To report any kind of abuse, harassment, inappropriate content, copyright infringement or privacy complaints, please send an email to ingilizceforum@gmail.com

Forum kurallarına ve yasalara aykırı paylaşımlar yapmak, telif haklarını ihlal eden içerikleri yaymak yasaktır. Kural ihlali içeren konular sitemizden kaldırılır. Gözden kaçan konular için bizi bilgilendiriniz: ingilizceforum@gmail.com

Siteyle ilgili bir sorun yaşarsanız veya uygunsuz bir içerikle karşılaşırsanız lütfen bize email ile bildiriniz. Üyeler yazdıkları içerikten sorumludur. Forum içeriğine katkıda bulunan herkes forum kurallarını kabul etmiş sayılır.